Ankara,
Türkiye’nin Başkenti… Aynı zamanda halen yaşadığım ve görev yaptığım yer.
Türkiye’nin kalbi burada atıyor. Türkiye buradan yönetiliyor. Güzel ülkemin
insanlarının geleceklerine buradan yön veriliyor.
Brüksel ise
Avrupa Birliği’nin Başkenti. Koskoca Avrupa’nın yönetildiği ve geleceğine yön
verildiği yer. Adeta tek devlete dönüşen bugünün Avrupa’sında önemli kararlar
Brüksel’de alınıyor. Birliğe üye devletlere de sadece alınan kararları uygulamak
düşüyor.
Türkiye için de
Avrupa Birliği dolayısıyla Brüksel yaşamsal bir öneme sahip. Türkiye’nin
gelişilerek vatandaşlarının aynen Avrupalılar gibi yüksek yaşam standartlarına
ulaşmaları halen devam eden AB sürecinin başarıyla sonuçlanmansa bağlı.
Sürecin başarıya
ulaşmaması Avrupa’da yaşayan Türkleri kendi kaderleriyle baş başa bırakacağı
gibi Türkiye’de de umutlar yerini karamsarlığa, tünelin ucundaki ışık ta yerini
karanlığa bırakacaktır. Bu güzelim ülke, insanların “bir ihtimal yaşadıkları”
bir ülke olmaya devam edecektir.
Eğer bu süreç
başarıyla tamamlanırsa ki öyle umuyoruz; işte o gün geldiğinde;
Avrupa’daki vatandaşlarımız artık kendi ülkelerindeymiş gibi herkesle eşit
haklara sahip olacak, Türkiye’deki eş dost ve akrabaları onları vizesiz ziyaret
etme imkânı bulacaklar.
İşte o gün
geldiğinde; isteyenler, kendi memleketlerinde yani Türkiye’de de nitelikli
sağlık başta olmak üzere daha nitelikli kamu hizmetleri alabileceklerinden
sadece sağlık sorunları nedeniyle gurbette kalmayacaklardır.
İşte o gün
geldiğinde İzine giderken binlerce kilometrelik yolda
hiçbir şey olmadığı halde, Türkiye’ye varır varmaz yüksek yaya kaldırımlarına,
yolun ortasındaki telefon, elektrik, su vs kapaklarına çarpan arabalarının
hasırlanmasından kurtulacaklar.
İşte o gün
geldiğinde Türkiye’de yaşayanlar, da zaten Allah’ın
lütfuyla yılda dört mevsimin yaşandığı, bütün renklerin bir arada buluştuğu bu
cennet mekânda insanca yaşamanın, temel insan hak ve özgürlüklerini en geniş
şekilde kullanmanın hazzını yaşayacaklar.
İşte o gün
geldiğinde Avrupa’da hangi standartlar varsa
Türkiye’de de o olacak çünkü…
Değerli dostlar,
Bu günden
itibaren Ankara Brüksel Hattı’ndaki köşemde sizlerle olacağım. Köşemin
adında anlaşılacağı üzere Ankara Brüksel ekseninde meydana gelen gelişmeler
yazılarımızın ekseriyetini oluşturacak.
Bu düşüncelerle
Hüseyin Dereli Bey başta olmak üzere Euroder yönetimine teşekkür ediyor, aynı
sitedeki diğer yazar arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi sunuyorum.
|