AB’nde merak edilen sorulardan biri daha cevabını buldu: AB’nin ilk Konsey Başkanlığına Belçikalı Van Rompuy seçildi.
Avrupa Birliği’nin anayasası konumunda olacak Lizbon Antlaşmasının yürürlüğe girmesinin önündeki engeller ortadan kalkınca gözler, AB’ni 2,5 yıl Konsey Başkanı sıfatıyla yönetecek kişinin kim olacağına çevrilmişti.
Geçtiğimiz günlerde 27 AB ülkesinin liderleri Brüksel’de bir araya gelerek Belçikalı Herman Van Rompuy’u, ilk AB Konsey Başkanı olarak seçtiler. Konsey başkanı kim olacağının sorusu cevap bulmuşken, bu sefer de Dünya ve Avrupa kamuoyu tarafından fazla tanınmayan 62 yaşındaki Van Rompuy’un kim olduğu ve AB’nin gelecekteki konumu üzerindeki düşünceleri merak konusu oldu.
Rompuy hakkında Türkiye’ye yansıyan ilk bilgiler Türk kamuoyunu oldukça tedirgin etti. Zira yeni Başkan Rompuy, Türkiye’nin AB üyeliğiyle ilgili olarak 2004 yılında Belçika’da muhalefet partisi lideri iken parlementoda yaptığı bir konuşmada “Türkiye, Avrupa'nın parçası değil ve asla parçası olmayacak. AB'nin, Türkiye'yi içine alarak genişlemesi geçmişteki genişlemelerle kıyaslanamaz. Avrupa'da aynı zamanda Hıristiyanlığın temel değerleri de olan mevcut evrensel değerler, Türkiye gibi büyük bir İslam ülkesinin girişiyle kuvvetini yitirir" ifadesini kullanmıştı.
AB Başkanı seçilen Rompuy, basına verdiği ilk demecinde ise Avrupa Birliği'nin değerler topluluğu olduğunu ve yeryüzünde etkili bir rol oynaması gerektiğini söyledi. Rompuy, “Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda tamamen konsey kararına uyacağım. Şahsi düşüncelerinin bu hususta herhangi bir rol oynamayacaktır” diyerek Türkiye’ye yeni mesaj gönderdi.
Rompuy’un Türkiye hakkındaki düşüncelerinin değişmesinde, Türkiye’nin bölgesel güç olması mı yoksa AB’nin her geçen gün Türkiye’ye olan ihtiyacı mı etken oldu bilemiyoruz.
Ancak görünen o ki o da kendisinin seçilmesinde önemli rolleri olan Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy gibi muhalefette olduğu dönemin aksine şimdi biraz daha sorumlu hareket edeceği anlaşılıyor.
|