Çağımız bilgi ve teknoloji çağıdır. Üniversiteler ise bilgi
ve teknolojinin kaynağıdır. Üniversiteler bilgi ve teknolojiyi toplumsal yarara
dönüştüren kurumlardır. Üniversiteler 21. yüzyılda yalnızca bilgi ve
teknolojiyle değil; aynı zamanda hukuk, ortak miras, çevre, kültür, sanat
yapıtları, korumacılık ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri ile de toplumu
aydınlatacaklardır.
Bir ilde üniversite kurulması, o ilde ve çevresinde bulunan gençlerimizin okuma
ihtiyacını gidereceği gibi, elit insan yetiştirmek, eğitim düzeyini en üst
seviyeye çıkarmak, araştırıcı ve ilim adamı yetiştirmek yanında o bölgenin
sosyal hayatını, ekonomik durumunu geliştirmek, iş ve aş bulmak bakımından önem
arz etmektedir. Ayrıca da demokratik olarak eşit haklara sahip olma yolunu da
açmaktadır.
Günümüzde ülkelerin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan
gelişmişlik derecelerinin belirlenmesindeki kıstaslardan biri de toplumun eğitim
düzeyinin yüksekliğidir. İyi eğitilmiş, nitelikli bir toplumun uzun dönemde daha
akılcı bir gelişme çizgisi benimseyeceği bilinen gerçeklerdendir. Bu açıdan
değerlendirildiğinde eğitim, sosyal, ekonomik, kültürel ve bilimsel refahın
belirleyici öğesi olmaktadır.
Gelişmiş toplumların ekonomik gelişmesi ve özellikle
enformasyon teknolojilerinin uygulanması, insan gücünün üretken bir faktör
olarak sürekli artan bir öneme sahip olmasına neden olmuştur. Bir ülkenin sahip
olduğu insan gücü stokunun nicelik ve özellikle nitelik yönünden artırılmasında
üniversitelerin rolü tartışılmaz bir öneme sahiptir.
Üniversiteler bulundukları kentin, bölgenin ya da genel
olarak alındığında ülkenin ekonomik geleceğini belirlemek açısından çok çeşitli
fırsatlara sahiptirler. Üniversitelerin ekonomik gelişmede üstleneceği rol, aynı
zamanda üniversite fonksiyonlarının en önemlisi olarak kabul edilen temel
araştırmalar ve insan gücünün nitelik olarak geliştirilmesidir.
Birçok üniversite çok konuda noksan olarak kurulmuş ve zaman
içinde tamamlama çalışmaları ve değerli ilgili görevlilerin gayretli çalışmaları
ile noksanların telafisi cihetine gidilmiştir. Bu durumu şöyle bir örnekle
açıklayabiliriz: Bir vatandaş üç kat bir bina yapar. Bir katını donatıp oturur
ve diğer katlarını maddi olanaklara sahip oldukça yapmaya çalışır. Bir
üniversitenin açılışı da ona benzer bir tarzda belli ölçüler içinde, elde mevcut
şartlarda açılır, mevcut bölümleri ile eğitim ve öğretime geçirilerek zaman
içinde noksanların tamamlanması için gerekli çalışmalar yapılır.
1992 yılında Safranbolu Meslek Yüksek Okulu’nun açılmasıyla
Karabük Üniversitemizin kuruluş süreci başlamış, 1994 yılında Teknik Eğitim
Fakültesi kurulmuş ve 29 Mayıs 2007 tarihinde 5662 Sayılı Kanun ile
üniversitemiz tüzel kişilik kazanmıştır. Diğer birçok üniversitenin kuruluş
aşamasında olduğu gibi, Karabük Üniversitesi’nde de teknik ve mekânsal birtakım
eksiklikler bulunmaktadır.
Söz konusu eksikliklerin giderilmesi için Sayın Rektör
Prof. Dr. Burhanettin UYSAL başta olmak üzere, üniversitemizin akademik
kadroları ve çalışanları olağanüstü bir çaba göstermektedirler. Bunun yanı sıra
geçmişte olduğu gibi, günümüzde de çeşitli kurum ve kuruluşların yanı sıra,
sivil toplum örgütleri ve işadamlarımız da Karabük Üniversitemizin
eksikliklerinin giderilmesi ve geliştirilmesi için katkıda bulunmaktadırlar.
Bu bağlamda başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa’da ve
dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan hemşehrilerimizin de destek ve katkıları
Karabük Üniversitemizin eksikliklerinin tamamlanması ve gelişmesi açısından
büyük önem taşımaktadır.
Bu vesileyle, gurbetçi hemşehrilerimizin üniversitemize destek vermeleri
konusunda çağrıda bulunurken, tüm okuyucularıma sevgi, saygı, selam ve
muhabbetlerimi sunuyorum.