Değerli Dostlar, bir önceki yazımızda hava kirliliğinden söz etmiş ve Karabük’teki doğalgaz çalışmalarına değinmiştik. Bu yazımızda da hava kirliliği ve doğalgaz konusunu farklı açılardan ele almaya çalışacağız.
Hava kirliliği teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkmış bir çevre sorunudur. Sanayi tesisleri, motorlu araçlar, elektrik ve ısı enerjisi üretimi, yoğun şehir yerleşimleri başlıca hava kirliliği etkenleridir.
Hava kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri yanmadır. Teorik olarak yanma gerçekleştiğinde yakıt içindeki hidrojen ve karbon havanın oksijeni ile birleşerek ısı, ışık, karbondioksit (CO2) ve su buharı açığa çıkar. Bununla beraber yakıttaki safsızlıklar, uygun olmayan hava/yakıt oranı veya çok yüksek ya da çok düşük yanma sıcaklıkları karbonmonoksit (CO), kükürt oksitleri, azot oksitleri, uçucu kül ve yanmayan hidrokarbonlar gibi hava kirletici maddelerin açığa çıkmasına sebep olabilir.
Hava kirliliği başta akciğer kanseri olmak üzere, bronşit, raşitizm, romatizma, kalp hastalıkları, göz yanmaları, nefes darlığı, çeşitli tozların vücuttaki birikiminden doğan iştahsızlık neticesinde vücudun zayıf düşerek zafiyete uğraması ve hastalığın vücudun direncini zayıflatması, aşırı derecede ihtiyarlama belirtileri görülmesi, cinsiyet bozukluğu başlaması, suç işleme oranında artış, sinirlilik, ruhsal bozukluklar, kan zehirlenmesi gibi hastalıklara neden olmaktadır.
Temiz hava beyin sağlığı için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudun % 2’si olduğu halde vücuda gelen oksijenin % 20’sini şekerin büyük bölümünü tüketmektedir. Oksijen oranı doğal ortamda % 20-21 olduğu halde, şehir atmosferinde % 18-19’a düşmektedir. Oksijen oranı hava kirliliğinin artmasıyla birlikte % 18’in de altına düşmektedir. Hava kirliliği dolayısıyla beyne giden oksijen oranının azalmasıyla birlikte hafıza zayıflaması meydana gelir. Bu itibarla günümüz kent insanında meydana gelen unutkanlığın en önemli nedenlerinden biri hava kirliliğidir.
Sağlık açısından önemli bir bilgiyi daha sizlerle paylaşmak isterim: Kanserin önemli nedenlerinden birinin hava kirliliği olduğunu belirtmiştim. Kanser hücreleri oksijensiz ortamda gelişir. Bu nedenle kanserli hücrelerin yok edilmesinde uygulanan yöntemlerden biri ozon tedavisidir. Ozon tedavisi, üç oksijen atomunun (O3) kana verildikten iki-üç dakika sonra kandaki alyuvar hücreleri tarafından O2 + O1 haline dönüştürülmesi sonucu kanın oksijen yönünden zenginleştirilmesi esasına dayanmaktadır.
Bu bağlamda, Karabük’te hava kirliliğinin önlenmesi açısından doğalgaz kullanımı büyük önem taşımaktadır. Ancak, birçok mahallemizde doğalgaz hattı döşeme çalışmaları tamamlanmasına rağmen, doğalgaz aboneliği konusunda istenilen verim henüz alınamamıştır. Bu konuda Karabük halkının, Apartman ve Site Yöneticilerinin gerekli duyarlılığı göstereceğine inandığımı belirtir, doğalgaz konusundaki üstün gayretlerinden dolayı başta Sayın Valimiz Nurullah ÇAKIR olmak üzere, Karabük Milletvekillerimize, Kar Gaz Genel Müdürüne, Çevre ve Orman İl Müdürüne ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor sağlıklı günler diliyorum.
Bu vesileyle tüm okuyucularımı sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
|